Acemi blogger’ın el kitabı

ii1

Blog’umuzu ilk kurduğumuz günlerden beri konuk yazarlara deneyimli oldukları konularda bilgilerini bizimle paylaşmaları konusunda ricada bulunuyoruz, onlarda bizi kırmayarak hazırladıkları yazıları bize yolluyorlar, sıradaki yazıyı internette yazı yazmanın bir nimet olarak kabul gördüğü günlerden beri blog yazan İpekböceği adlı blog’un sahibi İpek tarafından Blogger Modifiye için yazılmıştır.

 

Uzun soluklu blog macerasında ve yaşadığı deneyimleri bizlerle paylaştığı için öncelikle kendisine teşekkür edip, sözü İpeğe bırakıyoruz.

 

Bazılarımız için İnternet günlüğü, yani blog yazmak internetin evlerimize girmesiyle hayatımızda yer bulmuş bir alışkanlık. Benim gibi sürekli okuyan, sevdiği yazıları,öyküleri, şiirleri gözünün önünde tutmak isteyenler ya da günlük hayatını yazma ihtiyacı duyanlar, hobileri, el becerileri, ilgi duyduğu şeyleri, hayata dair görüşlerini özetle tercihi her yönde her şeyi paylaşabileceğimiz alanlar sunulmasıyla, pek çok insan bunu ücretli ya da ücretsiz halde gerçekleştirme şansı buldu.

Başarılı olanlar, olamayanlar, keşke yazmasa dedirtenler olmakla birlikte bir süre moda diye başlayıp hevesini alıp bırakanlar ya da herhangi bir sebeple blogunu bırakanlar çok olmuştur.

 

Deşifre olmuş olmak, sesini duyurmak istediği insanla ayrılan yollar gibi..herkesin yazmak için ve yazmayı bırakmak için kendi adına geçerli bir sebebi vardır.

 

Benim keşfetmem aşama aşama oldu diyebilirim, uzun süredir yazanların çoğu geçmiştir bu aşamaları sanıyorum.Okulda kompozisyonlarınız elden ele dolaşır,edebiyat dersini çok seversiniz ve küçüklüğünüzden beri bişeyler yazdığınız defterlerinizle doludur kitaplığınız:) ve bunu zamanla sanal ortama taşırsınız.

 

Mesela önce msn adreslerimize bağlı space denen alanlar verildi ve birkaç msn adresi alıp mesela birinde sevdiğimiz şiirleri, öyküleri ve şarkıları tuttuk, diğerinde özel fotoğraflarımızı hayatımıza ait anılarımızı yazdık.Bizim kilitli pembe günlüklerimiz dijital ortama  taşınmış oldu böylece bir nevi.

 

Tabii kilitli olup olmaması bizim elimizdeydi, sadece bize veya arkadaşlarımıza ya da herkese açık yapabildik bunları. Sonra bir dönem deli gibi moda olan msn hackleme ve patlatma olaylarından ve bazı düzensizliklerinden ötürü space larımızı bırakıp ücretsiz blog servislerine taşındık :)

 

İlk benim bildiğim ve kullanmaya başladığım blogcuydu ve işin içinden çıkılmaz kullanımı zor halleri herkesi bloggera yönlendirdi zamanla. Önce blogger yalnızca ingilizceydi ve bu da yoğunluğun az olmasına sebebiyet veriyordu aslında en güzel zamanlarımızdı mı demeliyim acaba diye düşündüm şu an:)

 

Sonra Türkçeleşip bir de Gmail desteğiyle güçlenince deyim yerindeyse sırtını sağlama aldı ve daha da popüler oldu, ve sürekli kendini geliştirmesiyle büyük aşama kaydetti diyebilirim rahatlıkla. Sonuç olarak benim açıp kapadığım bloglarla birlikte yazma maceram 8-9 yılı bulmuştur.

 

Her aşamasında kullandığım için blogspot u birkaç örnek verebilirim meselaa; şablonunuzu özelleştirmek isteseydiniz kodların üzerinde düzenleme yapmanız gerekirdi ve sidebara konacak resim, izlediğiniz bloglar, favori bloglarım gibi eklentileri yerleştirebilmek için yine HTML’yi düzenleme bölümünü ziyaret etmeniz gerekirdi.

 

Temanızı her yenilediğinizde de kodları yedeklemeniz ve yeniden eklemeniz gerekirdi.

Resimler otomatik küçülmezdi mesela çok büyük eklerseniz şablon kayar giderdi vs.

 

Zamanla bunlara tek tek çözümler eklendi.En güzeli kişiselleştirebilmeniz için harika bir şablon tasarım bölümü var hiç bu işlerden anlamayan biri bile arka plan resmi ekleyebiliyor, fontların rengi, büyüklüğü, temanın genişliği vs dahil dilediği gibi kendine özel bir hale getirebiliyor blogunu.

 

Bir blogun kişiye özel olması ilk girişte çok önemlidir. Tasarımı ve düzenine özen gösterilmeyen bir blogu okumak istemezsiniz muhtemelen, okuyup anlamaktaki güçlükleri bir yana ziyaretçisine de önem vermiyor izlenimi bırakır özellikle kaçırtacak durumlar mevzubahisse.

 

Ahkam kesmek kimsenin harcı değil bu işin bir okulu yok olamaz da çünkü doğaçlama bir şeydir yazmak, profesyonel olanlar zaten blogger sınıfına girmez bana göre ve bir bloga ihtiyaçları olmaz genelde.

 

Olsa da ücretli web alanları tercih eder hem reklamlarını yapar hem kısaca daha büyük kitleye hitap edebilirler, ama bloggerlar arası sıcaklık ve örülen ağ sebebiyle önce blog açıp sonra siteye çevirenler de oldukça fazladır.

Herkesin birbirine köstek değil destek olmasını, en azından bu kişiye özel alanlarda saygı duymasını savunurum her daim.

 

Diğer yandan blogunuzu kişiye özel yapmaya ve bir şeyleri değiştirmeye çalıştığınız zaman mevcut uygulamalar yeterli olmayabilir. Bu durumda çoğumuz Google’a başvurur bu amaçla açılmış blog ve forumları ziyaret ederiz.

 

Hiçbir karşılık beklemeden her türlü sorunuza cevap veren, ihtiyacınız olduğunda yardımını esirgemeyen hatta sadece aradığınız detayları içeren bloglar var. Bir nevi başucu kitabımız olurlar blogger dünyasında.

 

Ve bir sorununuz olduğunda karşılaştığınız bu blogların bir kısmı orda yazanları yapsanız da eğer sizde sonuç vermemişse, yorum yazarsınız ama hiçbir sorunuza cevap vermez:(

 

Ama bazıları içtenlikle ,mümkün olduğunca bekletmeden sorunlarınıza çözüm bulmanıza kafa yorar ,yardımını esirgemez işte böyle güzel bir blog, eski ve yeni bloggerlar 1-2 ve diğer yazılarımı da görüp bana anlattığım konularda yazdığım yazıları derlememi veya yeniden yazmamı , "konuk yazar" uygulamasına katmamı teklif etti.

 

 

Ben de bilirkişi vs değil ama kişisel olarak zaman zaman bloguma yazdığımın altını çizerek yeniden sizlerle paylaşıyorum.Zaten benden istenen de buydu şükür ki.Ben ce.. yazdıklarıma çoğu blogger arkadaşım katıldı epey sohbetimiz oldu unuttuğum çok nokta vardır elbette.

 

5 Dakika sonra yayınlanacak bu yazıda da bu serinin 2. bölümünü bulabilirsiniz.

Paylaş !

3 yorum:

  1. sevgili Tayfun Bey daha önce size bir yorum yazmıştım Allah razı olsun cevaplamıştınız.Şimdi bir sorum daha var.Bloğuma girdiğimde ziyaretçi sayısını gösteren rakamlar doğruyu yansıtmıyor diye düşünüyorum.Neden derseniz her sayfaya baktığımda bir sayı atlıyor.Ama bakan benim yani tek kişi.10 sayfam varsa sanki 10 kişi ziyaret etmiş gibi görünüyor.Bu da beni rahatsız ediyor açıkcası.kendimi kandırmış gibi geliyor bana.Bugün de ne çok ziyaretcim olmuş diyorum. Belki de 1 2 kişi . Bunu nasıl halletmem lazım.Şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. nuran hanım sayfa sayacı sayfanın la defa görüntülendiğini göstermek içindir....

      ama blog ziyaretilerinizi ayrntılı takip etmenin bir çok yöetmei bulunuyor bunlardan ilki kumanda paelinde bulunan istatistikler bir diğer yöntemde Google Analytics ile ziyaretçi takibi her iki yöntemide kullanarak blogunuza gelen tekil ziyaretileri görüntüleyebilir hatta kendi ziyaretlerinizi gizleyebilirsiniz..

      Sil
  2. selamlar bloggerda çok yeniyim en çok anlamadığım belki erkes için çok kolay bişi sorucam şimdi yayınlar tamam yayınla deyip yazdıklarımız yayınlanıyor.Birde sayfalar diye bişi var o ne işe yarıyor açıklayan biri olursa çok sevinirim

    YanıtlaSil

Lütfen yazıyla ilgisiz yorum yapmayın sormak istediğiniz bir soru varsa sağda bulunan kotegorilerden sorunuza en uygun olan kategoriye tıklayıp, açılan sonuçlardan birisine yorum yapabilirsiniz, ayrıca sadece link bırakmak için yapılan spam yorumlar yayınlanmaz